Kayıtlar

Şubat 27, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

AKIL EGODAN ÜSTÜNDÜR EŞŞEKLİĞİN LÜZUMU YOK.

Resim

Düşler ve Düşünceler

Resim
İnsanlar doğar, büyür ve ölür. En sancılısının büyümek olduğunu anlamak için yeterince yaşadım. Her şeyin göz açıp kapayıncaya  değin gerçekleşmiş olduğunu, etrafımı bir anda sardıklarını hatırlıyorum. Kendimi tarifsiz bir anlamsızlığın içinde bulduğum günleri geride bıraktım sayılır. Yavaşça elimi yüzümü yıkadım sabah kalkınca. Yüzümden ve avuçlarımdan akan suyun benden neler götürdüğünü düşledim. Çeyrek asırdır bir parçası olduğum bu evrende -tekrar ve bir sabah daha- bir şeyler için uyanmıştım. Teleolojinin çöküşünü anımsadım. Yapmam gereken şeylerin, başarmam gereken işlerin olduğunu söyleyip durdular yıllarca.  Hepsinden bihaber elimde nemli bir banyo havlusuyla bekliyordum. Adımlarımı özgür bıraktım, ancak beni götürdükleri yer bir kanepeden fazlası değildi. Yaşamın senin için de bir çeşit hazine sakladığına inandırdın mı hiç kendini? Nihayetinde ödüllendirileceğini düşünerek acılara gönüllülükle katlandığın, ödülünün artması için daha fazla acıya tahammül ettiğin old...

Öpseydim kıvrandığın yerden..

Resim
Bir kadın düşün; sabahın altısında sesi ağlıyor.. Miraca yükseleceğim bir kadın.. Duymak istediğim tek ses, topuk sesleridir.. Kim zamanı okşayabilmiş ki; Bir gün bir şeye inanmak istedim ve sana inandım.. Kendimi özlemişim, bir kadının hissiyatını hissetmeyi, Bir kadının saçlarını, annemin saçları gibi koklamayı özlemişim.. Her gece intihar edip, sabaha doğru yeniden doğuyorum.. İki bilet, iki koltuk ve bir pencere.. Huzursuzsundur, bir ıslık düşer kadının dudaklarından; ağlamaklı.. Bu gece bir kadının kasıklarında ölürüm, gün ağardığı vakit beni doğururken.. Hafif sigarasını sarar bedenimde, ağlamaklı sesi bir nebze huzura gebe.. Millet hayret eder, Alsancak ağlarken.. Gece kadar uzun soluklu bir edebiyat hikayesi bu.. Öpseydim kıvrandığın yerden.. Mert Caner

Mahalle Kültürü

Resim
Daha dış dünyayı keşfetmediğim, Amerika’nın aşağıki mahalle olduğunu sandığım yaşlarda benim için dünya anlamına gelen yerdi mahalle. Sanırdım ki tüm yerküreyi, bütün insanlığı tanıyorum, hem de lakaplarıyla. Evet, mahallede herkesin bir lakabı vardı.. “Süzme” kategorisine giren arkadaşların geçmişte koyduğu, kişinin karakterini ucundan da olsa yakalayan isimler. Aç Hasan, Tom Yaşar ,Dolap Osman, Karga Eyüp, Tavuk Ceyhun,Palavra Adem, General Azmanyak vs.. Mahalle kültüründe sokaklarda taştan kaleler ve 3 kornerin penaltı olduğu bitmek bilmez maçlar vardır. Küçüksen kalede, ağır abiysen forvettesindir.Annesi tarafından yeni yıkanıp sokağa salınan çocuklar vardır. Ellerine tutuşturulan ekmek arası sarelle ve sola taranmış Tarık Akan modeli saçlarıyla. Akşam ezanından önce eve gitmeler vardır. Sanki yatsıya kalsak uzaylılar kaçıracakmış gibi.Ağaç tepelerinde hayal kurmak ve gruplar halinde güneş battıktan sonra saklambaç oynamalar vardır .Gazoz kapağı toplamak, futbolcu kartı birikt...