Sayfa: 244
Samatya ile benim evimde oturuyorduk, ben kendi köşemde daktiloyu tıkırdatıyordum, o 813. kitabını okuyordu, muhtemelen 128. sayfadaydı. Samatya'ya şöyle bir döndüm baktım ve “Rahatsız oluyor musun daktilonun seslerinden” dedim. Oda “Hayır kitabımın içine dalıyorum, bazen sana bakacak olsam da o kadar güzel çalışıyorsun ki daktilonun seslerine takılmıyorum bile” dedi. Samatya çok güzel kitap okurdu, hayır bu söylediğim sizi yanıltmasın sesli olarak değil, uzaktan harikulade görünürdü kitap okurken tamamen dış dünyadan kopardı ve hiç abartısız söyleye bilirim bu kadın hayatım da en çok kitap okuyan insanların başında gelirdi, tartışmasız çok zeki bir kadındı öyle ki; bir zamanlar artık ona yeni bir şeylerden bahsetmekten vazgeçmiştim artık, çünkü her defasında şevkimi kırıyordu hevesimi heyecanımı kırıyordu, çünkü onca karışıklık onca yoğunluk arasında her şeyden haberi oluyordu ne söylesem ne anlatsam “Ben bunu bir yerde okumuştum, yada izlemiştim, yada ben bunu önceden biliyordum...