Kayıtlar

Eylül 26, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Hep birbirimize anlatamadıklarımızı biriktirmemizden ortaya çıkıyor bu aniden bastıran duygusallıklar.. Yani baksan hepimiz, neredeyse birbirimize anlatamadıklarımızdan oluşan insanlarız.

aslında bu kadar

“ben niye kasıyorum ki niye kendi canımı sıkıyorum ki, istemiyor işte demek ki istemiyor? yol mu yok? 5 dakika zaman mı yok görüşmek için, benim dışımda her yere bir hevesle gidiyor ama bana giden yollara varmak istemiyor işte. şartlar imkanlar yeterince müsait herkese her şeye yetişebildiğine göre, ben “bana neden gelmiyorsun nezahat?” diye sorduğumda kendini mağarada zar zor yaşayan dünyanın bütün yükleri üzerindeymiş gibi mağduru oynayan imakansızlıklarla yaşayan; ertesi gün gününü gün edena fakat yaşamını böyle lanse eden -yukarıdan göründüğünü fark etmeyen, belki de edipte hala kaybedecek bir şeyi olmadığından buna devam eden- bir surat bir yaşam çıkartıyor benim karşıma, eşek kafam anlasana işte karşımda açık açık “herkese var sana yok”diyen ve hala yüzüme sahte gülüşünü sergileyen ama yine de güzelliği kazanan biri var işte, küçük bir çocuğu getir o bile “dün gününü gün eden birinin bugün kendini enkazdaymış gibi göstermesinin içinde türlü türlü entrikalar dönüyordur” diye ...

Orman gözlüm

“çiçekli elbiseler giymene gerek yok sade tek renk ferah ve salaş kıyafetlerin elbiselerin içini dolduran kendinden habersiz en güzel çiçek sensin zaten orman gözlüm.”