Kayıtlar

Eylül 7, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Çürümeye ramak kalan hayat.

Çürümeye ramak kalan hayat. Yine yazmaktan gözlerimin karardığı beynimin dünyada çalışmadığı başka bir boyuta girmiştim, sırtım masanı başında günlerce kalmaktan kambur haline dönüşmüş, ellerim ağrıdan titrer olmuştu her iki baş parmağımda ise nasırlar oluşmuştu bunu yeni fark ediyordum, gece yine karanlık, hiçbir zaman turuncuya dönüşmeyecek galiba, kafamı sol tarafa doğru çevirdim pencereye doğru baktım aylarca açılmayan pencereye ve onun önünde aylarca çekilmeye muhtaç beyaz renginden gri renge dönüşmüş perde vardı “ben sizi bu halinizle de seviyorum çocuklar” dedikten sonra önüme bakmıştım. Masam da  3 tane kupa bardak 2’si yarım kalmış çay 1’i ise su dolu ve hala içilmemişti muhtemelen çaylar 2 haftalık sudan hiç haberim yoktu, yazmaya devam etmiştim konu çoğunlukla olduğu gibi yine edebi tarzda varoluşsal insan psikolojisi ve birazda parçalanmış yeraltı edebiyatı, insanların hoşuna gitmeyecek tarzda yazılar yazdığımı biliyordum daha çok gerçekler üzerine yazılar yazdığımı ...