Çok zoraki be.
zoraki, her şey zoraki ve ben yoruldukça sıkılıyorum. gerçekçilikten uzaklaştım iyice önceden ‘her şeyin gerçekçi olanı makbuldur’ kafasıyla yaşarken şimdilerde olay ya da kişi nasılsa ona göre hareket ediyor adapte oluyorum bir çeşit bukalemun gibi karşımdakinin rengi neyse ona bürünüyorum bozmadan ses çıkartmadan. oyun içinde oyun, salağa yatmak bile ne zormuş maskerle yaşayan oscarlık roller sergileyen insanları düşünemiyorum, ben yemiş gibi yaparken bile zorlanıyorum onlar yedirirken nasıl hazmede hazmede yaşamlarına devam ediyorlar garip. gerçi çıkar illeti işte, kimden ne kaparsam kaptığım şeyi nereme yama yaparsam, ney işime gelirse kafası. neyse balkondan izliyorum olan biteni önümde oynamaya devam et türlü entrikalarınla aşağı indiğimde yemiş gibi yapmaya devam edicem ben de. bir şeyin asıl iç yüzünü öğrendiğiniz an yüzüne vurup bozmayın devam edin karşınızda ne kadar profesyonellik derecesinde dönüşen çırpınışı iyi izleyin ve merak etmeyin en sonunda patlak verir yalanlar oyu...