Kayıtlar

Aralık 2, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Çok zoraki be.

zoraki, her şey zoraki ve ben yoruldukça sıkılıyorum. gerçekçilikten uzaklaştım iyice önceden ‘her şeyin gerçekçi olanı makbuldur’ kafasıyla yaşarken şimdilerde olay ya da kişi nasılsa ona göre hareket ediyor adapte oluyorum bir çeşit bukalemun gibi karşımdakinin rengi neyse ona bürünüyorum bozmadan ses çıkartmadan. oyun içinde oyun, salağa yatmak bile ne zormuş maskerle yaşayan oscarlık roller sergileyen insanları düşünemiyorum, ben yemiş gibi yaparken bile zorlanıyorum onlar yedirirken nasıl hazmede hazmede yaşamlarına devam ediyorlar garip. gerçi çıkar illeti işte, kimden ne kaparsam kaptığım şeyi nereme yama yaparsam, ney işime gelirse kafası. neyse balkondan izliyorum olan biteni önümde oynamaya devam et türlü entrikalarınla aşağı indiğimde yemiş gibi yapmaya devam edicem ben de. bir şeyin asıl iç yüzünü öğrendiğiniz an yüzüne vurup bozmayın devam edin karşınızda ne kadar profesyonellik derecesinde dönüşen çırpınışı iyi izleyin ve merak etmeyin en sonunda patlak verir yalanlar oyu...

Yine bir sigara yakıyorum

Resim
Çatı katı olan bir pansiyon buldum.  Balkonuna oturup bir sigara yaktım.  Gökyüzüne baktım mavi ılık bir gündü.  Hemen aşağıda bir yerden bir yere telaşla koşturan insanlar,  Gökyüzü alabildiğine sakin. bağırmak geldi içimden;  Koşmayın bir yere varamayacaksınız  Hep aynı  şeyleri tekrarlayıp duracaksınız..  Bağırmadım, Sigaramı içmeye devam ettim.  Günaydınlar boktan dünyanın boktan insanları!  Şu güneşe bir bakın! Beton yığınlarından gerebilecekseniz lakin!  Kuşlar! Çöplüklerin başında ve katiyen cıvıldamayan kuşlar!  Haydi şimdi kahkahalarla halattan ebedi kolyeler takma vakti! Yine bir sigara yakıyorum, ağlayamamak bunu gerektiriyor çünkü.  Yüzüme dökülen yağmur damlalarını siliyorum,  Sımsıkı tutmadığın ellerimle.  Ellerim kanıyor, içim kadar.  Sen kadar bir şarkı mırıldanıyor dudaklarım,  Kendi omzuma yaslanıyorum.  Asla sarılmayacaksın bana,  Ben de sarmıyor...