Kayıtlar

Ağustos 11, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Apartman Dergi 7. sayı

Resim
SÜR(GÜN) MANŞETLER Bir ülke düşündü karakter, ne de olsa öyküye girecekti önce bir evrilmesi pişmesi lazımdı. Bu ülkede bir gazetenin sahibiydi, kıyıda köşede kalmış. Sansür muzdaripi tozlu raflara sürgün edilmiş manşet kesitleri her gün onlarca davaya kışkırtmaya tehdite ortadan kaldırılmaya maruz kalan bir gazete değildi. Neydi bütün bunların sebebi? Adalet arayışı, hak arayışı, gerçeğin yüzü, imkân sahiplerine farkındalık ve duyar kazandırma aracıydı bu gazete. Karakterin sürgün ettiği manşetlerde bir engelleme veyahut kısıtlama durumu yoktu, sadece yeterli ilgi ve alaka yoktu. Bayilerin raflarında görüldüğünde bakmaya tenezzül etmiyorlardı, biliyorlardı çünkü içinde ne olduğunu. Bilinçli bir ülke... Bir babanın maddi durumunun kısıtlı olması nedeniyle kızına ilaç yetiştirememesine kayıtsız kalıyordu insanlar, bir öğrencinin sistem mağduru ya da yaşlı bir kadının trafik mağduru olmasına göz yumuyordu insanlar, bir doktorun şiddet görmesine bir öğretmenin atanamamasına küç...

Apartman Dergi 2. sayı

Süzgeç Kalıp Yaşadığımız, yani içinde bulunduğumuz çağın en büyük onarımların'dan biri artık herkesin her şeyi bilme kavramının doğması, artık herkesin her şeye erişebilme avantajı. Tabi ki de hiç fark etmediğimiz bir şekilde oldu. Bunlar beynimiz ile, kendi kendimize kendi irademiz ile olması gerekirken, başkalarının dayatması; dayatmadan kastım ortaya sunduğu teknolojik nesneler ile bize en güzel imkanlar sağladıklarını sanmamızı sağladılar. Ve de bizi kendi içimize kendi düşüncemize dönmek yerine aksine onlardan bizi uzaklaştırmak ve her şeyi onların bize sunduğu şeyler açısından onların dayatmasından güzel bir renk haline getirerek bunu bir çeşit minnettarlık üzerine sundular. Bunun en kötü durumlarından biri de doğallıktan hallice insan beynine önceden bir şey koymak, o şeyi bilmesi ya da bilmemesi önemli değil. Onu yönetmek onun düşüncelerini dondurmak adına ona hazır kalıplar yerleştirmek oldu. Bunun en kötü tarafı da çağımızın kötücü duygusuna yer vermek oldu, yani ön ...

Apartman Dergi 1. sayı

Resim
Kapının sesi ile uyandım. Uyanmamak elde değildi, hayvanın biri kapıma tecavüz ediyordu. Uyuşukluğum ile kalkıp "keşke tek seferde kırsaydın da bu gürültüye maruz kalmasaydım" diye açtım kapıyı. Karşımda Feridun abi belirdi. İçimden hayvan dediğim için özür dileyip saygı duydum. Severim Feridun abiyi 55-60 yaşlarında hayatın her şeyinden vardı o adamın donanımında. "Oğlum bir gün uyanamayacaksın şu uykundan bak!" dedi. Bu onun beni selamlama şekliydi. "Abi yapma lütfen annemde yıllarca 'sen uyumaya değil ölmeye gidiyorsun' diyerek tanımlardı uykumu. Neyse nasıl gidiyor?" dedim. Çay koydum ikimize de. “İyi güzel gidiyor, seni şunun için rahatsız ettim Arifim. Bu gün 9 da Edebiyat Kültür Sanat adına konuşma yapılacak önemli kişiler de varmış ikimize yer ayırttım oturur dinleriz." dedi. Garipsedim, ama onunla tartışmaya girmemek için kabul ettim. "Tamam, kaçtım ben o zaman akşam 9 da alırım seni" dedi çıktı bir şey söylememi...