Yalnızlığın düşe kalka büyüdüğü bir söz mezarlığıdır içim, aşka bel bağlayan maşukluğum kuru bir vesveseden ileri değildir artık . Kanımda uykusuz gecelerin sebebidir adın. Seni düşünmek bir tükenişin hikayesidir.
Bir bir tanışıyorum hepsiyle. Duvarlar, yatak, kitaplık, lamba, posterler.. Hayalim çıkageliyor bir yerlerden. Sigaramın dumanıyla iyice netleşiyor odamda ki hayali kadın. Bir duman daha alıyorum. İçimde ki karamsarlığın yarattığı kadın gözlerimin içine bakıyor.
Bu geçen kaçıncı sen. Üstelik daha yeni başlamışken içmeye. ve bu saatte. Eski bir alıskanlık işte sanki gelecekmişsin gibi akreple yelkovanın yarışını izliyorum. Sahi hani hoşca kalacaktım.
Birden telefon çalmaya başladı. Sabahları hiçbir telefona cevap vermem. Beş kere çaldıktan sonra sustu zaten. İşte kendimle baş başaydım tekrar. Kendimi her ne kadar iğrenç hissetsem de, böyle bir durumda yalnız olmak , başkalarıyla birlikte olup onların seviyesiz davranışlarına ve ucuz üçkağıtlarına tahammül etmekten kat kat daha iyidir. Battaniyeyi kulağıma kadar çekip, kendimle baş başa beklemeye başladım.