Kayıtlar

Eylül 14, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bazı Anlar.

Resim
Bir an geliyor. önem verdiğim, değerli sandığım her şey anlamını yitiriyor. Sanki uzunca bir süre havada, boşlukta asılı kalıyorum. Düşmek için çırpınıyorum; kötünün kötüsünü öğreniyorum.

J. D. Salinger, Çavdar Tarlasında Çocuklar

Resim
Düşündüm, sağır-dilsizmişim gibi numara yapardım. Böylece, hiç kimseyle o salak konuşmaları yapmak zorunda kalmazdım. Biri bana bir şey demek istediğinde bir kağıda yazar, bana uzatırdı. Bundan bir süre sonra sıkılınca da, ömrümün sonuna kadar insanlarla konuşmaktan kurtulurdum. Herkes beni sağır-dilsiz herifin teki sanır, beni rahat bırakırdı. J. D. Salinger, Çavdar Tarlasında Çocuklar

İnsan

Resim
Ne garip bir oyuncak şu insan! Yürür, konuşur ve acı çeker.. 70 kilodur.. Kendisine ve çevresine ait hiçbir şey bilmez.. Bir nevi ıstırap makinesi.. İplerini başkaları çeker... Hantal ve şapşal bir robot... Neye sevinir bilinmez... Sınırsız olan yalnız hayalleri ve acı kabiliyeti... Etten bir kafes ve aciz içinde çırpınan bir ruh... İnsanlara bakıyorum da, yarışmaya o kadar koşullanmışlar ki; aynı şeyleri yapmaya... Çok garibime gidiyor. Hepsi daha çok başarı daha çok para peşinde, hepsi yaşamayı unutmuş.

Bence Okul

Okul dedikleri bir insandan düşünmeyen, sorgulamayan, itaat eden varlıklar yaratmaktan başka bir halta yaramaz. İnsanların eğitime değil sevgiye, özgürlüğe ve gelecek konusunda güvene ihtiyacı var. Okul insanları makinelere dönüştürmeye yarayan bir fabrikadır. Okul, çocuklara gardiyanlık yapan bir kurumdur, ana-babaları çalışırken onları gözetim altında tutar; toplumsal-iktisadi makinenin işlemesi için gerekli olan bilgileri onlara öğretir, itaati aşılar, eler ve rolleri dağıtır. Okulda, sezgi ve düş gücünün geliştirilmesi, aşkın ve düşüncenin yaratıcı bir nitelik kazanması açısından çok gerekli olan ‘aylaklık’ yerine, üretimi artıran ve itaati sağlayan bir eğitim uygulanır. Fakat yapacak hiç bir şey yoktur çünkü dünyanın sistemi budur ama şunu belirtmek isterim kesinlikle Türkiye'nin eğitim sistemine asla katılmıyorum ve çok saçma buluyorum  tabi ki de meslek edinmek çok önemli bir şey ama eğitim düzenini güzel sevilesi bir düzene oturtmaları lazım, ...

Sürüleşme be sende.

İnsan yığınlarından oldum olası nefret etmişimdir, yaşamım boyunca onlardan uzak durmaya çalıştım, hiçbir zaman, hangisi olursa olsun bir toplantıya gitmedim kitle nefretim yüzünden, ben kitleden nefret ettiğim kadar derinden hiçbir şeyden nefret etmem, kalabalıktan, hiç yanaşmadığım halde kitle ya da kalabalık tarafından eziliyormuşum inancını taşırım hep. Daha çocukken bile kalabalıklardan kaçtım, kalabalıktan nefret ettim, insan topluluklarından, hainlik yığınından ve kafasızlıktan ve yalandan. 

Hemde Hep

Resim
Ağzımın tadı yoksa, hasta gibiysem, Boğazımda düğümleniyorsa lokma, Buluttan nem kapıyorsam, vara yoğa Alınıyorsam, geçimsiz ve işkilli, Yüzüm öfkeden karaya çalıyorsa, Denize bile iştahsız bakıyorsam, Hep bu boyu devrilesi bozuk düzen, Bu darağacı suratlı toplum!

Cemal Süreya'nın Soy Adı

Resim

BENİ BİR KADIN BEKLİYOR

Resim
BENİ BİR KADIN BEKLİYOR Beni bekleyen biri var, alabildiğine hazır, alabildiğine tamam, kusursuz bir kadın. Bir eksiklik olacaktı dünyamızda, eğer erkeğin erkekliği, cinsiyet olmasaydı. Cinsiyette her şey var, bedenler, canlar, Anlamlar, sonuçlar, saflıklar, incelikler, ispatlar, söylentiler, Türküler, emirler, sağlık, gurur, kadınlık sırrı, döl bereketi, Bütün ümitler, iyilikler, hediyeler, ihtirasların her türlüsü, Aşklar, güzellikler, yeryüzü nimetleri, Bütün hükümetler, yargılar, tanrılar, dünyanın ünlü kişileri, Bütün bunlar, daha niceleri, tohumun içindedir. Sevişmenin tadını bilen ve çekinmeden söyleyen erkeği severim, Sevişmeyi bilen ve çekinmeden söyleyen kadını severim. Dişiliği olmayan kadını ne yapayım? Beni doyuran, sıcak kanlı kadına, kadınlara gideceğim, Beni anlıyorlar, beni istiyorlar,benim değerimi biliyorlar, Ben de onların azgın kocası olacağım. Onlar benden daha aşağı değil, Yüzleri güneşlerle, rüzgârla yanmış, Tenleri eski kutsal uysall...