Kayıtlar

Aralık 3, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Papatyalar.

Resim
Bu gün evden hızlıca çıktım sana gelmek için. Her gün dış kapımda ki çiçek satan kadına 1 lira bırakırdım sebepsiz. Belki bir gün geri dönersin diye o umutla. O kadına ön ödeme yapardım sana ilerde alacağım çiçekler için. Bu gün ilk defa ondan bir çiçek aldım hemde "papatya". Bilirim dayanamazsın çok seversin papatyaları. Kadın parayı almadı bu da onun ikramıydı galiba. Aldım elime papatyaları seni bekledim yine aynı yerde. Ve yine geç kaldın her zaman ki gibi bende sinirlendim. Ama sinirimin en rahat en güzel şekilde senin yatıştırdığını da ben bilirim. Çok seviyorum seni Samatya ne kadar mı çok. Hani insana aslında en uzak yeri dokunamadığı sırtıdır ya. Hani hiç bir şekilde ulaşamazsın oraya kızarsın imkansızdır bilirsin. İşte bende o kadar çok seviyorum seni. Sen bilmezsin ama ben her gece senin ile uyurum.

kısa ve öz

başlangıçlara -bitişlere takılıp bunların müptelası olmaya gerek yok başlamak ya da bitirmek bunlar çok kolay şeyler önemli olan sürdürebilmek aynı istekle. bir şeyin marifetine bakılacaksa o durumun süreci içerisinde yapılan çabaya emeğe bakılması gerekir. “şeftali istiyorum” diyip yerinde oturmak adil ve samimi değil üstelik şeftali ağacının altında oturup geniş geniş böyle bir şey istiyorsan; uzanıp almak yerine… ne bu konu hakkında yakınmanı ciddiye alırlar ne de isteğini. bir şey olmamışsa ya sen yeterince istememişsindir ya da başka biri, bu kadar aslında. her şey bizim isteğimizin doğrultusunda gerçekleşiyor; olmayan olumsuzluklar da dahil buna. isteseydin istediğin şeye yoğunlaşıp bunun için uğraşsaydın olurdu.