Hava güzel. Gelme
bilmiyorsun, iyi değilim ben, hiç iyi değilim. içimden trenler geçiyor, insanlar geçiyor, zamansa dışımda benim, akıp gidiyor. sen kalıyorsun. senin zamanın yok, trenlere sığmıyorsun, insanlara benzemiyorsun, öyle sıradan değilsin. herkes gidiyor, sen kalıyorsun. ellerim kokmuyor, senin gibi kokardı eskiden.. buralarda bir yerlerde hayalin olmalıydı, bulamıyorum. kim yasakladı seni bana! tanrı mı? hayat mı? zaman mı? şartlar mı? insanlar mı? her gün görmek seni, duymak sesi ni her gün.,ama kokun yok, ılık bir esintiye armağan olmuş, gidivermiş. ellerime, yüzüme, dudaklarıma sinen kokun yok, sen varsın, kokun yok! kokun yokken varlığının anlamı yok! nefes almayı bıraktım, kokun dolmayacaksa içime.. dudaklarım çatlamış, yara bere içinde, kan kırmızı. dudaklarım dudaklarınla buluşmayalı. olduğum yerde kalakaldım. ne bir adımlık ne bir saniyelik yol alabildim. ama bıraktığın yerdeyim bana dokunduğun gibiyim hiç değişmedim. ne demiştik başlarken, "merak etme hiç bir şey demedik"...