Boşluğa doğru haykırış.
Bağırdı adam. “Yeter, bu nasıl bir hayat ulan” diye. Ardından garip bir şekilde Samatya eşlik etti. “Hayatı böyle yaşamaktan nefret ediyorum yeter” diye haykırdı oda. Onlar nerede miydi? Nereye mi bağırıyorlardı? Ava da, bir denize karşı bir uçuruma kusuyorlardı, normal de her zaman olduğu gibi adam motorunu çekerdi bir kenara, Samatya beklerdi onu adam haykırışını yapardı Samatya onu gizlice not almaya çalışırdı söylediklerini ve giderlerdi, adam bunu fark ederdi fakat belli etmezdi… Çünkü adam hiç bir zaman hiç bir yerde böylesine yüksek bağırmazdı çok sakin konuşurdu ve adam bu denli acılı isyankar ve hüzün dolu paragraflar savurmazdı bu uçurumdan başka bir yere. Bundandır Samatya’nın not almasını fakat gariptir ki bu kez Samatya adamın yanına yaklaştı, hava esiyordu deniz havası ikisinin de yüzüne vuruyordu. Samatya ona iyi geleceğini düşündü ve bağırmaya devam etti. “İnsanların kurduğu bu adi düzende dönen bu dünya da yaşamaktan bıktım artık, bir şeyleri fark etmekte...