Bölüm - 318
Telefonun sesiyle uyandım. Arayan Samatya, uykulu bir ses tonu ile açtım telefonu “efendim güzel gözlüm” diyerek. Samatya’nın sesi kötü geliyordu, “gelsene bana, çay içeriz konuşuruz biraz “ dedi. Yataktan doğruldum “Peki geliyorum” dedim, yine akşamdan kalma kıyafetlerimle yatmışım kim bilir nasıl bir gece geçirmişim değil mi, kim bilir… Tam kapıdan çıkarken telefon bir daha çaldı, Samatya gelirken bir şey isteyecek galiba diyerek çıkarttım cebimden. Psikologum arıyordu. Açtım. “İyi günler, Dilara hanım nasılsın bu gün” diyerek açtım telefonu. Sakin huzur veren sesiyle; “İyiyim sağol, sana da iyi günler” dedi. Ardından devam etti hiç kesmeden konuşmasını;” Yahu şunun için aradım seni, ne yaptın unutkanlığını? Bir görün demiştim ne olur ne olmaz diye” dedi. “Ha unutmuşum ya kusura bakma, giderim bir ara” dedim. Çünkü uzatmak istemiyordum Samatya’ya geç kalıyordum, “Sana kalsa gitmezsin, yaz şu numarayı benim nörolog bir tanıdığım var sana randevu ayarladım bu gün, hemen şimdi git ...