Kayıtlar

Eylül 30, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
tanımamak iyidir insanı. nedense herhangi özel bir mevzumu paylaşmadığım, sadece selamlaşıp ayak üstü hal hatır sorduğum insanlarla karşılaşınca mutlu oluyorum. bana karşı herhangi bir sorumlulukları yok. benim de onlara karşı tabi. sadece istediğimiz için, içimizden geldiği için muhabbet ediyoruz o kadar. beni mutlu eden ince nokta bu sanırım: içinden geldiği için. sadece sesimi duymak, nasıl old uğumu öğrenmek için arayan insanlardan bahsediyorum. menfaat yok. çıkar ilişkisi yok. sadece içinden geldiği için. kaç birayla sarhoş olduğumu, günde kaç paket sigara içtiğimi, en sevdiğim yemeği ya da ne tarz müzikler dinlediğimi bilmeden gülümsüyorlar. duru bir arkadaşlık hatta gizli bir dostluk ilişkisi. kendisi hakkında bir şey bilmeyen insanlara karşı hep daha rahat davranır insan. içinden gelerek, kaybetmek korkusu taşımadan söyler istediğini. ne kadar güzel değil mi? seni tanımıyor ama sana gülümsüyor. ona içini dökmüş kadar rahatlıyorsun. muhtemelen o da aynı duyguyla karşılıyor gülüm...

MIŞ

beylik laflarına gerek yok herkes kendi dalgasında bunu çok iyi anladım herkesin büyük küçük kendini mutlu edebildiği şeyleri var. sonrası hep -mış

Yoksa?

“ölecek miyim, tam da söyleyecek çağımda söylenmedik cümlenin hasreti dudağımda…”

Samatya

Bu gün denize doğru değilde, İstiklale bakarak yazıyorum sana Samatya..