Kayıtlar

Ağustos 20, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hafifliğe

Gereksiz samimiyetlikler, ağdalı diller, üç adım sonrasının hasadına zamanlanmış ağızlar, nasıl olur böylesi şaşkınlığında yolda yaya bırakacak ucuzluklar, koleksiyoner gibi insan biriktirmeler, insanın kendisinin bile içinde olduğuna ertesi gün "bu ne" diyeceği dialoglar, sahteliği ödüle koşar sertlik, hayatla hesabı hiç kesilmemiş uzun akşam yemeği faturalaşması, kırık plak gibi sürekli tekrarlanan tafralar, her yeni gün başka gün yeniden başlayalım umut sarrafçılığına... Bir uçak gibi insanlar, ama pek de öyle söyledikleri gibi yolculuk etmiyorlar sanki, yolcudan ziyade kargo uçağı gibiler. Oysa herşeyin yoluna girmesi için fazlalıklardan kurtulmak gerekiyor. Atın, silin, bırakın, yok edin ya da vazgeçin. Hafifleyin.

Şaşırma

Resim
Şaşırmak bu zamana da, erişkinliğe de dair bir şey değil. Daha çocuksu, daha erken zaman işi. "Neden" peşinde koşmak, cevabı bulunca şaşırmak. Dün peşinden koştuğun acaba'ların bugün hiç bir anlam taşımaması, insanı sarsmaması; ağlatan herhangi bir şeye bugün tebessümle bakabilmek tam da bundan, şaşıramamaktan. Şaşırmak heybesine zaman doldurmuş insanın işi değil. Zaman aktıkça hiç şaşırmıyor, insanlara "Neden" demiyor, olan bitene sadece tebessüm ediyorsun. Olur, oluyor, olacaktır. Şaşırma.

Abrakadabra: VENÜS

Abrakadabra: VENÜS : Ellerim şiir kokuyor, Çek içine dizelerimin mahremiyetini. Edepsizce öp yüreğimin köşesini.. Ey gönlümün kanseri, Velev ki, Kirpiklerin az...