Yine her şeyin çok anlamsız geldiği bir vakitteyim sanki. Bütün bu konuşmalar, gürültüler, sesler, günlük rutin işler o kadar anlamsız ki. Zaman, gece uyumaya çalışıp duvar saatinin hiç susmayan tik-tak'larını duymamak için kulaklarımı tıka mak kadar anlamsız. Dünya işlerinden önünü göremeyip, bir yere yetişmesi gerekiyormuş gibi delicesine koşan yelkovanın, akrebi görmezden gelmesi kadar anlamsız. Zaman geçiyor, zaman.. Yedi milyar insanın yaşadığı bu dünyada, her geçen saniye bir başka pencere daha açılıyor. Bir başka bakış açısı, bir başka hayal.. Lanet olsun, her şey o kadar çok anlamsız ki.. Söylemek istediğim o kadar çok şey var ve artık üstü kapalı konuşmaktan ve kendimce mizahını yapmaktan çok yoruldum. En çok da hep kendime sitem etmekten yoruldum. Alt tarafı bir insanım ben de işte, öylesine bir insan ama baya sitem yüklü bir insan..