KADIN ERKEK
Kadın: Ne yani unut mu diyorsun şimdi bana?
Adam: Birbirimizi daha fazla kırmadan yolumuzu ayırmanın en iyi yolun bu olduğunu düşündüm.
Kadın: Peki bunu yaparken canımın ne kadar acıyacağını hesaba kattın mı?
Adam: Katmadım. Çünkü bunun bir önemi yok. Çünkü acı çekmek, kendini hırpalamaktan başka bir halta yaramıyor.
Kadın: İyi de ya seni özlersem? Ya bana sarılmanı istersem? Ya elini tutup caddelerde dolaşmak istersem? O zaman da bu acımın bir önemi olmayacak mı?
Adam: Bir süre sonra bu acının önemi kalmayacak. Seni bir daha görmemenin acısını içimde taşıyorum mesela. Ama sevgisiz bir ilişki nereye kadar sürebilir? Sana artık sevgi dolu gözlerle bakamıyorum. Ben hayata olan inancımı yitirdim. Acıyan yaralarımla hayatını daha fazla mahvetmek istemiyorum.
Kadın: O yaraları beraber iyileştirebileceğimizi hiç mi düşünmedin?
Adam: Öyle olunca geçmiyor işte. Seni de kendi mutsuzluğuma alet ediyorum sanki. Ben etrafımdaki insanlara mutsuzluk bulaştırmaktan başka bir halta yaramıyorum anlasana. Seni bir yara bandı gibi kullanıp atamam. Bu yüzden senden uzaklaşmalıyım diye düşündüm. Çünkü bu acıyla baş edemiyorum. Sevginin en derin acıları bile iyileştireceğini düşünürdüm, ama iyileştirmiyor. Her şey giderek daha da anlamsızlaşıyor gözümde. Hayatımdaki en anlamlı şey sensin. Seni de anlamsızlaştırmak istemiyorum.
Kadın: Beni hayalini kurduğum huzurdan kilometrelerce uzağa sürüklüyorsun böyle yaparak. İyi de ben sensizliğe nasıl alışacağım?
Adam: Alışacaksın. Alışıyorsun bir süre sonra. Hatta aklına gelmediğim zamanlar olacak. Belki bir şarkının melodisinde, belki bir şiirin dizelerinde aklına geleceğim zaman zaman. Acı bir gülümseme belirecek yüzünde, sonra devam edeceksin hayatına. Hayat bizi bir şeylere alıştırmaktan başka bir halta yaramıyor.
(İlk kendi eserim.)
