Çok sevmek
Güzel bir gündü. Parlak ışıkların ve güneşin yaktığı bir gün. Özel bir gün. Senin yanımda olduğun her gün gibi bugün de özeldi. İçimde sürekli acıyan şeyler vardı; tarif edemediğim, sürekli canımı acıtan ve beni zorlayan. Seninleyken bile peşimi bırakmayan acılarım vardı. Her an yorgundum ve sana muhtaçtım. Birine muhtaçtım ve beni en iyi sen anlamıştın o zaman, sana muhtaç olmuştum bende. Seninle nefes almaya başlamıştım. Sen de bana muhtaçtın. Ben sensiz ne yapacağımı bilemiyordum, sen de bensiz savunmasız kalıyordun. Ama acılarına tahammül etmesini öğretmiştin sanki, hep güçlü görünüyordun. Her zaman. Bense daima kırgındım, her zaman biraz üzgün ve her zaman yıpranmış.
”Üzülen sadece sen değilsin” derdin, üzülen sadece ben değildim, bunda haklıydın ama unuttuğun bir şey vardı. Her zaman en çok ben üzülürdüm.
Sen yanıma gelecektin şimdi, güçsüz bedenim senden destek alacaktı, tüm hücrelerim senden destek alacaktı. Sadece sımsıkı sarılacaktım ve dünyaya yeniden gelecektim. Gözlerim parlayacak, dudaklarımda hafif bir tebessüm, gözlerimde hafif yaş. Karnımda kelebekler. Ama hepsi sana minnettar.
”Sana sarılacaktım ve dünya daha güzel bir yer olacaktı”
