Garib bişeyim
Tutuk ama mutlu, yorgun ama iyiyim. Bir sürü gibiler taşıyorum yüreğimde ve ger biri zerrelerime dağılıyor. Ne zaman sen, desem ne zaman adını ansam içimde büyük bir boşluk oluşuyor. Her seferinde biraz daha yaralanıyorum yokluğunda. Canımı yaksaydı ama yanımda olsaydı, diyorum. Kendime acıyorum. Acıyı sevişime. Kötümser bakıyorum haricindeki her şeye. Adını gördüğüm minibüs camlarına kocaman gülümsüyorum. İnsanlar bakıyor yüzüme, ”seviyorum” dercesine acı acı gülüyorum. Sen sınırlarda yaşamayı seviyordun, şimdi ben de seni sınırlarda yaşıyorum. Bazen sınırın ötesine geçiyorum ve oradan can kırıklarımı topluyor bir dost, sevgi parçalarını …
Gözüme baktığında, içime bakıyorsun gibi, çıplak hissediyorum kendimi. O, diyorum. Biliyor her şeyi, dayanamadığımı. Acıyor bana ve ben de kendime acıyorum. Belki ondan fazla.
Suçum yok ama af diliyorum,
”ölesiye sevmek”le, ”sınırda” yaşıyorum.
