Zayıftı.Çok zayıf bir adama dönmüştü son zamanlar.Yarım bıraktığı her şey tam olarak yüzüne vuruyordu.Sadece çok içiyordu.Ay ışığının olmadığı zamanlarda, yıldızların birer göt olduğuna inanarak içiyordu.Son terk ettiği şey son dalını içtiği sigara paketiydi.Yuvarlıyordu içinde duyguları.Sarımsak kadar keskin kokuyordu yalnızlığı.Zayıftı.Sadece içiyordu.Ailesi ve arkadaşları onu uzun zamandır hatırlamıyordu.Biraz düşündü, sonra şöyle dedi; biraz daha içmeliyim sanırım.
Thanks TV
"Başımız belada! Çünkü siz ve diğer 62 milyon Amerikalı şu an beni dinliyor. Çünkü %3'ten daha azınız kitap okuyor. Çünkü %15'ten daha azınız gazete okuyor. Çünkü sizin tek gerçeğiniz bu ekranda gördükleriniz. Şu an dışarıda, bu ekranda gördükleri haricinde hiç bir şey bilmeyen koskoca bir nesil yaşıyor. Bu ekran ilahi bir vahiy gibi. Bu ekranlar başkanlar, papalar, başbakanlar yaratıyor ya da yok ediyor. Bu ekran, bu inançsız dünyadaki en muhteşem lanet olası güç ve eğer yanlış ellere geçerse de olacakların tek sorumlusu biziz. Ve bu dünyadaki en büyük şirket, en muhteşem lanet olası propaganda gücünü kontrol ettiğinde, bu ekranda gerçek diye ne bok sorulacağını kim bilebilir! Şimdi beni dinleyin: Televizyon gerçek değildir. Televizyon lanet olası bir lunaparktır. Televizyon bir sirktir, bir karnavaldır, gezici akrobatlar takımıdır, masalcılardır, dansçılardır, şarkıcılardır, hokkabazlardır, aslan terbiyecileridir ve futbolculardır. Biz eğlence dünyasındayız.Ama sizler sa...