Bir Adam

Adamın cebin de 1 dal sigarası kalmıştı, sardı yaktı ve yürüdü sol elini cebine koyarak. Bende merak ediyordum ne düşünecekti. Ne yapacaktı. Yürüyüş şekline baktı güldü ve “belirli bir tarz yok ki hayatta bu konu da” dedi “gelişi güzel yürür işte insan” dedi, ama neye yürür nereye yürür ve neden yürür o önemliydi benim için ve bu aylak adam nereye yürüyordu böyle ? Düşünmeye devam etti aşk hayatı epeyce karışıktı kararsızdı, seviyordu fakat çok sevmek yeterli değildi kafasını karıştıran hayat ile ilgili genel kişisel olarak detaylı sorunları vardı, sevdiği kadına mı gidiyordu yoksa her şeye rağmen olumsuzluklara şartlara imkanlara rağmen ben senin ile yokluk çekmeye de varım demeye mi? İşi yoktu çalışmıyordu/çalışamıyordu. Yoksa artık iş bulmaya kendini çalışmaya zorlamaya mı gidiyordu çevresinde ki insanların dilinden düşmek için. Sağlığı yerinde olmayan sürekli uyuyan koluna çantasını takıp sürekli yürüyen aylak adamın biriydi. Durdu duvarın dibinde, işin ironisi bu adamın sigarası neden bitmiyordu ? Yoksa bittiği halde içine çekme çabasında mıydı. İyi de hala yanıyor sigarası.. Evet sonun da durdu, çok yürüyordu belki de bu yüzden zayıf sıska idi. Ve şöyle dedi birden”Bazı şeylerin farkına vardıktan sonra onları dile getirdikten sonra isteseniz de hiç bir şey eskisi gibi olmuyor, iyisiyle kötüsüyle..” ve.”Ne yaparsak yapalım; İyi yada kötü bunları yargılamadan yorumlamadan önce dış görünüşümüze bakacaklar cünkü adi sistemin maalesef altın kuralı bu.” Bu kim ile konuşuyordu benimle konuşması imkansız.. ”Bu adam resmen sigarasıyla konuşuyor” diye söylenmeye başladım ve sesi mi duygu galiba bu sefer çünkü;”evet ben sigarasıyla öpüşen konuşan biriyim” diye söylenmeye başladı kendi kendine. Kalemini çıkarttı çantasından ve sırtını dayağını duvara döndü yazmaya başladı: Yetişecek bir yeri olayan insanlara daha çabuk yanaşıyor bedenim, rahatına düşkün olan insan makbuldür benim için. Kıyılara cam kenarlarına özenen, dar sokaklara nostaljiye analog’a zaafı olan insanlara zaafım oluyor.Çay sevene sözel sevene kural tanımayan değil de kural bilmek istemeyene; Sessiz ve sakin çığlıklara önem veren hayattan pek fazla beklentisi olmayan insanlara daha güzel eriyor aklım. Bilip susanlara zamanı dert etmeyenlere, yaraları kurumuş üstünde bandı durmayan insanlara daha çabuk yanaşıyor belki de kalbim..” Bunları yazdı bende anlamadım fakat yazdıktan sonra koşmaya başladı gözden kayboldu ve bu adam çok çirkin bir şekil de koşuyordu.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Thanks TV

Apartman Dergi 7. sayı

Apartman Dergi 1. sayı