Ölüme giden çırpınış.

Ölümün soğukça soluklanmasını hissediyordum artık ensemde bu durum bedenim de bir yıkıma uğratmıştı beni, sırtımda ki yükler ile zaten kambur olarak devam ettiğim hayatım da, bu gün den sonra iyice çökmüş olarak devam edecektim bir zaman sonra yok olmuş olarak kalacaktım ve unutulacaktım, ilk önce bütün iletişim bağlantılarımı kesmeyi düşündüm, yaşantım zaten berbat iken dostlarımın hayat düzenini etkilemek istemezdim, 4 yıl aradan sonra elime zorla sıkıştırılan 1 aylık kullandığım bir türlü alışamadığım telefonumu zevkle kapattığımı söyleye bilirim önce ve ardından bütün iletişim adreslerimi sildim. Karma karışık olan okul hayatıma son verip banka hesabım da ki 571 liramı çekmiştim. 5 evreden oluşan ölümümde artık 3. evreye girdiğimi söylemişti doktor. Ve “Fakat korkup endişelenmene gerek yok bayılıp da ölebilirsin belki” demişti bu kadar net ve tereddütsüz 17 yıllık doktorumla gayet samimiydik fakat bu kadar çıkışlı ve sesi titreyen bir ifade ile söylemesini bende beklemiyordum, sanırsam yeraltı edebiyatı okuyordu onun verdiği rahatlık olmalıydı. Evet bütün iletişim bağlantılarımı infaz etmiştim. Yarın da gidip Feridun ağabeyden özür dileyip işten ayrılmamı söyleyecektim. Hatta belki de ona bir iyilik yapıp evden çıkmadan önce printer dan “yayın evi ve dergiye yazar aranıyor” ilanı çıkartıp götürebilirdim yanıma, benden sonra yayın evinin kapısına yada sokakta ki bir elektrik direğine belki de yayın evinin çevresinde ki meşe ağaçlarından birine yapıştırırdı o ilanı. Onu önüne koymak daha da açıklayıcı olabilirdi belki fakat bunu yaptığım için beni dövebilirdi de. Aslında ölüm evrelerine girmem değil de en kötüsü olan da bu durumumu Samatya'ya anlatma evresi olacaktı. Her zaman aktif halde hastalık durumumu sorardı zaten, bende “hava da kalın bir ipin üzerinde gayet güzel ilerliyorum” diye karşılık verirdim hep, bu sefer öyle olmayacak, bu sefer; “sevdiceğim, o ip artık çok inceldi ve ben sağ yada sola doğru düşmek üzereyim” diyeceğim galiba. Yarın iş hayatıma son verdikten sonra hastaneye gidip tedavi işlemlerini iptal ettiğimi söyleyeceğim sonra her gün Galata Kulesi ile yüz yüze bakan evimi en düşük fiyata satmaya gideceğim. Yapmam gereken son işler var son istekler var. Şu durumdayken. Bu aldığım radikal kararlar aslında gayet gerekli olan kararlar. O ipin üzerinde sürünerek cebelleşerek yürümektense ben o ipin üzerine nasıl oturup bekleyeceğimi tasarlıyorum sadece. Ve bunun için son hamlelerimi yapıyorum hayata karşı bu hamleler ilk defa benim istediğim gibi olacak her zaman şikayetçi olduğum şartların ve imkanların kontrolü dışında olacak ilk defa hatta ilk ve son olacak.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Thanks TV

Apartman Dergi 7. sayı

Apartman Dergi 1. sayı