Gitmek için bir yer şart değil.
Gidiyorum hayattan. Herkesten her yerden.
Uzaklara doğru. Kendime.
Sakın üzülmeyin benim için duvarlar..
Bu yaygınlaştırılmış saçma düzenden bıktım.
Popüler sanılan gerçeklikten sıyrılmış.
Her şeyin yapmacık hale geldiği.
Her şeyin birbirinin kopyası taklidi olduğu düzenden.
Kalıbının iyi olduğundan her şeyin ilgi gördüğü adaletsiz düzenden.
Beni içten içe salt edici bir boyuta sürüklüyor.
Ardından avarelik, aylaklık, berduşluk…
Rest çekmeliydim, geç kaldım.
Genç yaşımda geç kaldım her şeye.
Genç yaşımda yaşlı kaldım.
Kedime geç kaldım. Daktiloma geç kaldım.
Duvarlara haykırmaktan geç kaldım.
Neyse ki gidiyorum.
Samatya, sende üzülme.
Gitmeden önce anlaştım bu kent ile.
Özellikle Galata ile.
Ben dönene kadar,
senin adımlarını sesini bakışlarını gülüşlerini kaydedecek.
içine hapsedecek.
Galata sana daha güzel gelecek artık, beni aratmayacak.
Geri geleceğim. Bekle, bekleme. Yakındır geleceğim.
Fakat önce kendime gelmem gerek.
Bunun için gitmem gerek. Herkesten her yerden.
Şimdi son hamlem.
Sana yıllarca aradığın Cemal Süreya’nın Günler adlı kitabını bırakıyorum.
İlk basım hemde.
Ve de Tahsin Ağabey’in el sanatları atölyesinden kendi ellerim ile defter yapıyorum.
Kapağını bizim anılarımızdan sürreal içerikli motifler ile işliyorum.
Bir görüşmemiz de bunları çantana sıkıştırıp ses etmiyorum.
Veda misali, son görüşme.
Benim mayam tutmadı bu hayatta, belki de bu düzende..
Tuzum kurumuyor, kurutmuyorlardı çünkü.
Gitmenin çare olacağını umuyorum.
Trenin gelmesine 8 dakika var.
Ben de beklerken, görünen onca şiirlerim yazılarım içinden son kez bunu yazıyorum.
Son kez yayımlanacak olan.
Bunun da görüneceğini sanmıyorum ya. Neyse.
Öpüyorum omuzlarından.
Aslında sana bir ay önce gideceğimin sinyalini vermiş idim.
“Bir şey duyarsan ya da bir gün bir haber alırsan, ne olursa olsun bak yoluna devam et sakın etkilenme olur mu güzel kedim?” Demiş idim.
Sende pek kale almamıştın kucağımda uyuklarken.
Bir kilo neyse daha. Neyse! Çayım soğudu tren yanaştı yanıma.
Kedime daktiloma yazılarıma ve orman gözlerine iyi bak .
